Atmosferik dinamikler üzerinde beklenmedik bir baskı var. Atlantik Okyanusu'nda, kasırga mevsiminin başlangıcından itibaren hiçbir şiddetli hava olayı gözlemlenmemesi, meteoroloji uzmanlarını şaşırtıyor. 1 Haziran'da başlayan ve 30 Kasım'a kadar süren kasırga sezonu boyunca, okyanusun sakin kalması, 1966'dan bu yana kaydedilen en uzun süredir. Bu durum, bilim insanları için hem bir merak hem de bir uyarı niteliğinde.
Bu olağan dışı durumun altında yatan nedenler karmaşık bir ağ gibi birbirine bağlı. Özellikle Pasifik Okyanusu'nda yaşanan deniz yüzeyi sıcaklıklarındaki aşırı artış, ‘El Nino’ olarak bilinen doğal olayın etkileriyle birleştiğinde, Atlantik'te kasırga oluşumunu engelleyen güçlü rüzgarları tetikliyor. Ayrıca Sahra Çölü’nden kaynaklanan toz bulutlarının okyanus üzerindeki etkileri, kasırgaların güçlenmeleri için gerekli olan nem oranını azaltıyor ve bu da atmosferik dengenin bozulmasına katkıda bulunuyor.
Uzmanlar, atmosferin genel kararlılığının da bu durumu etkileyen önemli bir faktör olduğunu vurguluyor. Alt ve üst atmosfer arasındaki sıcaklık farkının 1940’tan beri kaydedilen en düşük ikinci seviyede olması, havanın yükselme ve dikey hareketlerini zorlaştırarak kasırga oluşumunu engelliyor. Bu durum, gelecekteki kasırgaların oluşum zamanlamasını ve şiddetini etkileyebilecek bir değişim yaratıyor. Bu nedenle, uzmanlar, bu durumun normalden daha şiddetli ve yıkıcı kasırgalara yol açma potansiyeli konusunda uyarıyor.
Kayıtların tutulmaya başlandığı son 175 yılda, Atlantik Okyanusu'nda kasırga yaşanmayan yalnızca 1907 ve 1914 yıllarında görülmüştür. Mevcut durum, bu iki yıla benzeyen bir dönemin yaşanması ihtimalini güçlendirmekte ve atmosferik dinamiklerin gelecekteki kasırga mevsimini nasıl etkileyeceğini anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu gösteriyor.