İstanbul’da uzun süredir devam eden ve birçok önemli ismin yer aldığı büyük bir yolsuzluk soruşturması, İBB’nin mahkemeye taşıdığı davada yeni bir döneme girdi. 50 tutuklu sanıktan oluşan geniş bir kitle, 82’nci duruşmada hakim karşısında yer aldı. Soruşturmanın merkezinde yer alan Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, birçok iddialı isim, suçlamaları yanıtlamaya çalışırken, sürecin belirsizliği devam ediyor.

Soruşturmanın temelinde, 2017 yılında Beylikdüzü’nde yapılan bir arsa anlaşmasının detayları yatıyor. İş insanı Halil İbrahim Babacan, savunmasında, bu anlaşmanın belediyeye bağlı bir danışmanlık hizmetiyle başladığını, daha sonra da spor tesislerinin yapılması için bir ortağı olduğunu ifade etti. Babacan, bu süreçte, belediye yetkilisi Mehmet Murat Çalık ile temas halinde olduğunu ve Çalık’ın, spor tesisi yapılması için bir şirketin kullanılmasını önerdiğini aktardı. Babacan, bu şirketin Asoy İnşaat olduğunu ve çeklerin tahsil edilmesinden sonra herhangi bir bilgi sahibi olmadığını savundu. Bu iddialar, İmamoğlu’nun da dahil olduğu davada, rüşvet, yolsuzluk ve haksız kazanç gibi suçlamaların ortaya çıkmasına neden oldu. İmamoğlu’na, 142 farklı eylem nedeniyle 828 yıl 2 ay ile 2 bin 352 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor.

Duruşmadaki diğer önemli bir tanık, Mehmet Murat Çalık oldu. Çalık, encümen üyesi olarak görev yaptığını, ancak genel sekreterin izinli olduğu dönemlerde vekaleten toplantılara katıldığını savundu. İmamoğlu’nun, Çalık’a ‘emir kipi’ kullanarak talimat verme ihtimalini sorması üzerine Çalık, bu tür bir muameleyle karşılaşmadığını, sadece önerilerde bulunduğunu belirtti. Bu ifadeler, davanın karmaşıklığını ve farklı tanıkların farklı anlatımlarını gözler önüne serdi.

Söz alan Cemal Ufuk Karakaya ise, encümen üyesi olmadığı, genel sekreter vekili sıfatıyla toplantılara katıldığı ve İmamoğlu’nun kendisine ‘şunu yapın’ tarzında emirler verme ihtimalini yalanladığını belirtti. Ufuk Bey’in, hiyerarşik bir yapı oluşturulmadan kendisine talimat verilmesinin mümkün olmadığını vurgulaması, davanın akışına yeni bir boyut getirdi. Bu ifadeler, İmamoğlu’nun ve diğer sanıkların, suçlamaları çürütmeye yönelik stratejilerini oluştururken önemli bir rol oynadı. Duruşmanın ardından, savcılığın iddianamesinde yer alan detaylar ve tanıkların ifadeleri, hakim tarafından değerlendirilerek, davanın seyrine karar verilmesi bekleniyor.