Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa'da Ukrayna'ya asker konuşlandırması ihtimaline karşı son derece sert bir çıkış yaptı. ‘Bu, Avrupa’nın hibrit operasyonlarını sonlandırması ve doğrudan bir savaşa girmesi anlamına gelecek’ açıklamasını yaparak, krizin potansiyel olarak bölgesel ve küresel güvenlik için ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Lavrov, mevcut müzakere süreçlerine dair de şüphelerini dile getirerek, gelecekteki diyalogların taraflar arasında karşılıklı saygı ve güven üzerine inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bakan Lavrov, ABD ile olan ilişkilerde de benzer bir hassasiyet gösterdi. İkili diyalogun yeniden başlatılması için kapıları açık tutarken, bu sürecin ilişkilerin mevcut durumundan önemli ölçüde iyileştirilmesi gerektiğini savundu. Özellikle uzaydaki silahlanma konusuna ilişkin ABD’nin tutumunu eleştirirken, nükleer silah dahil herhangi bir askeri varlığın uzaya yerleştirilmesine karşı kesin bir ret yönündeki tutumunu sürdürdü. Bu noktada, güvenlik stratejilerinin yeniden değerlendirilmesi ve küresel dengelerin yeniden tasarlanması gerektiğinin altını çizdi.

Ukrayna krizinin temel nedenlerinin giderilmesi gerektiğinin altını çizen Lavrov, Kremlin'in hedeflerinin bu noktada örtüştüğünü belirtti. Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya asker konuşlandırma planları karşısında ise Kremlin, bu hamlenin Avrupa’nın güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye atacağını ve Rusya ile Avrupa arasında doğrudan bir çatışma riskini artıracağını vurguladı. Avrupa’nın Rusya ile güvenlik anlaşmaları yapma konusundaki retini de sürdürerek, bu tür anlaşmalara her zaman açık kalmayacaklarını ifade etti.

Lavrov ayrıca, Ermenistan'ın Avrupa Birliği'ne üyelik süreciyle ilgili endişelerini dile getirdi. Erivan’ın AB üyeliği konusunda karar alması gerektiğini ve Kremlin’in bu sürecin Ermenistan’ı sömürgeleştirebileceği konusunda uyardı. Türkiye ve Sırbistan örneklerini vererek, AB'nin Erivan'ı manipüle etme potansiyelini vurguladı. Bu gelişmeler, küresel güvenlik ortamında yeni bir belirsizlik yaratırken, diplomasi ve müzakerelerin etkinliğinin yeniden sorgulanmasına neden oluyor.