Efsanevi müzisyen Roger Waters, sosyal medya platformlarında yayınlanan çarpıcı bir video mesajıyla Ed Sheeran'a yönelik yoğun bir eleştiri sundu. Bu video, yalnızca Sheeran'ın Filistin'e olan desteğini tartışmakla kalmayıp, aynı zamanda müzik dünyasında siyasi duruşların ve sorumlulukların önemine dair de kritik bir sorgulama başlattı. Waters'ın mesajının merkezinde yer alan portreler, Filistinli sanatçı Bisan Owda'dan Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese'e kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyordu, bu da Waters'ın argümanının sadece Sheeran'a değil, daha geniş bir siyasi ve sosyal bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyordu.
Waters, mesajında insanlığı iki temel kategoriye ayırarak, ‘doğru olanı yapanlar’ ve ‘yanlış olanı yapanlar’ ayrımını vurguladı. Bu ayrım, Macklemore'u ilk kategoriye yerleştirirken, Sheeran'ı ise tam tersine ikinci kategoriye yerleştirerek, sert bir şekilde eleştirdi. Waters’ın kullandığı dil, Sheeran’ı ‘aşağılık’ olarak nitelendirmesi, müzik endüstrisinde siyasi duruşların nasıl algılandığı ve tepki alabileceği konusunda önemli bir tartışma yaratırken, aynı zamanda Sheeran’ın eylemlerinin ardındaki motivasyonların da sorgulanmasına neden oldu.
Bu durum, şarkıcı Ed Sheeran'ın ABD turnesindeki konserlerinin alt kadrosundan çıkarılmasıyla daha da yoğunlaştı. Sheeran'ın Filistin'e destek mesajlarına vererek, turne boyunca bu desteğini açıkça ifade etmesi, bazı çevrelerde tepkiyi beraberinde getirmişti. Macklemore'un turneden çıkarılması, Sheeran'ın bu duruşunun, onun ve çevresindeki diğer müzisyenlerin üzerindeki baskı ve riskleri artırmış olabilir.
Macklemore'un Filistin'e desteği, ‘Hind's Hall 2’ adlı şarkısının gelirlerinin UNRWA'ya bağışlanmasıyla somut bir biçimde kendini gösterdi. Bu bağış, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ortasında, Filistinli mültecilere yardım sağlamaya yönelik önemli bir çaba olarak kabul edildi. Waters'ın bu bağışları da eleştirisine dahil etmesi, yalnızca Sheeran'ın duruşunu değil, aynı zamanda tüm müzik endüstrisinin, insan hakları ve sosyal adalet konularındaki rolünü sorgulamaya davet ediyordu.