Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, Yargıtay tarafından YENİ Parti'nin isminin Yenilik Partisi'ne benzetilerek başlatılan resen soruşturma ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bu süreçte, partinin kurumsal kimliğini koruma çabaları ve muhalefet cephesinde bir araya gelme hedefleri de tartışma konusu oldu. İlk başvuru sürecinin Yargıtay tarafından resen başlatıldığını belirten Yılmaz, daha sonra partinin kendi itirazını da Yargıtay'a ilettiğini vurguladı.
Özgür Özel ile gerçekleşen baş başa görüşmelerde, partilerin birleşmesi ve toplumsal muhalefetin birleştirilmesi gibi stratejik konular da yoğun bir şekilde değerlendirildi. Yılmaz, bu görüşmelerde, partilerin bir araya gelmesi halinde ele alınabilecek geniş bir yelpazede konuların tartışıldığını ve 15 gün içinde somut bir çözüm üretilmesi gerektiği yol haritası sunulduğunu ifade etti. Bu teklifin, hem YENİ Parti hem de toplumsal muhalefet açısından avantajlı olduğunu savladı. Ancak henüz bu teklife bir yanıt gelmediğini, her an bir gelişme beklendiğini belirtti.
Yargıtay'ın YENİ Parti'ye ihtarında, ismin, logonun ve tüzüğün benzerliğinin dikkate alındığı belirtildi. Yılmaz, Yargıtayın, siyasi partilerin kuruluş aşamasından sonraki onay sürecini denetleyen bir kurum olduğunu ve isim, logo, tüzük gibi konulardaki eksiklikleri veya benzerlikleri tespit ettiğinde ilgili partilere uyarıda bulunduğunu aktardı. Bu sürecin resen yürütüldüğünü ve partinin herhangi bir itirazda bulunmasına gerek kalmadığını vurguladı. Yargıtayın görevinin bu olduğunu ve görevini tamamladığını ifade etti.
Anayasa Mahkemesi'nin kararını bekleyişi ise Yılmaz tarafından eleştirildi. “Anayasa Mahkemesi kararını beklemek eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) alışkanlığı” diyerek, CHP'nin geçmişte Anayasa Mahkemesi'ne gidip hüsran yaşadığı durumlara gönderme yaptı. Yılmaz, bu tür beklentilerin, milleti suçlama ve oraya buraya şikayet etme şeklinde ilerlemesinin toplumsal muhalefetin itibarını zedelediğini, bunun yerine daha hızlı ve çözüm odaklı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini savundu. Özellikle hayal kırıklığına uğramaları halinde sorumluluğun vatandaşa, kurumlara yüklenmemesi gerektiği uyarısında bulundu.”}p>”