İstanbul Film Festivali, sahnelere yeni bir soluk getirdi. Festivalin renkli atmosferinde bir araya gelen oyuncular, sadece filmlerin başarısını kutlamakla kalmadı, aynı zamanda sektördeki değişimleri ve geleceği şekillendiren önemli tartışmalara da katkı sağladı. Özellikle deneyimli isimlerin, uzun kariyerleri boyunca edindikleri tecrübelerle dillendirdiği düşünceler, sektörün nabzını tutmak için önemli bir veri noktası oluşturdu.
Nursel Köse gibi isimler, 'Veliaht' dizisinin kapanışını ve bu süreçteki ekip çalışmalarının önemini vurgulayarak, sektörün artık bireysel yeteneklere değil, ortak projeler ve sinerjiye dayalı bir anlayışa doğru evrildiğini gösterdi. 'Jönler dönemi'nin sona erdiğini belirten Köse, geçmişin yıldızlarının artık tarzından çok, günümüzün beklentilerine uygun bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini vurgularken, yapımcılık alanındaki yenilikleri de göz önünde bulundurdu.
Sektörün dinamikleri hakkında konuşan Damla Sönmez, festivallerin uluslararası arenada bir filmin tanıtımına ve bilinirliğine ne kadar katkı sağladığını özetleyerek, yapımcılıkla ilgilenmeye devam ettiğini ve yoğun çalışma temposuna rağmen yeni fırsatları değerlendirmeye açık olduğunu ifade etti. Özel hayatına dair merak uyandıran açıklamalarla da dikkat çeken Sönmez, gelecekteki projelerde daha fazla rol alabileceğine dair sinyaller verdi.
Özge Gürel ve diğer oyuncular ise festivallerdeki projelerini ve kariyer hedeflerini paylaştılar. Gürel, senaryo bazlı projelerde yer almaktan memnuniyet duyduğunu ve yoğun tempoya rağmen her şeyin kontrol altında olduğunu vurgularken, ana akım projelerde de görev alma potansiyelini değerlendirdi. Bu tür etkinliklerin, oyuncuların sahne arkasında ve ön sahadaki rolünü daha da belirginleştirdiğini ve sektörün gelişimine önemli katkılar sağladığını gösterdi.