İstanbul’un kalabalık havalimanlarından yola çıkan, iş dünyasının hızlı temposuyla paralel giden Hamdi Akın’ın özel jetinde, 4 Eylül sabahı beklenmedik bir aksaklık meydana geldi. TC-AKF tescilli Cessna 680A Citation Latitude tipi uçak, Libya’nın Misrata Uluslararası Havalimanı’na iniş sırasında pistin dışına kayarak büyük bir yangına neden oldu. Kazanın ardından, uçaktaki mürettebat ve yolcu (olmayan) olarak belirlenen iki pilot ile bir kabin görevlisi, mucizevi bir şekilde hayatta kurtuldu. Ancak, bu kurtuluşun ardından ortaya çıkan olay örgüsü, güvenlik endişelerini artırırken, farklı iddialar ve açıklamalar da tartışma ortamını daha da karmaşık hale getirdi.
Soruşturmanın ilk aşamalarında, Libya Başsavcılığı tarafından başlatılan incelemeler, hava trafik kontrol kayıtları ve meteorolojik verilerin detaylı bir şekilde incelenmesini kapsadı. Uçağın iniş sürecine dahil olan hava trafik kontrol personeli de ifadeleri doğrultusunda soruşturmaya destek verdi. Ancak, bu inceleme sürecinde, 24 saat sonra ortaya çıkan bir bulgu, tüm tabloyu değiştirdi: Kaptan pilot ve yardımcı pilotun alkol testi sonuçlarının pozitif olduğu belirlendi. Bu durum, uçuş güvenliğine ciddi bir tehdit oluşturduğu gerekçesiyle savcılığın, iki pilot hakkında tutuklama kararı almasına neden oldu. Ancak, bu karar, uçağın sahibi şirketi BKNJET tarafından derhal reddedildi.
BKNJET’in resmi açıklaması, iddiaların temelsiz olduğunu ve mevcut durumu doğru yansıtmadığını vurguladı. Şirket, alkol bulgularına dair herhangi bir doğrulanmış sonuç veya belgeye sahip olmadığını, yalnızca sağlık kontrollerinden geçirilen mürettebatın, kazanın hemen ardından kontrol edildiğini belirtti. Bu açıklama, Libya makamlarının özel bir hastanede yapılan alkol testlerini, sonuçları kabul etmemesiyle birleşince, karmaşık bir şüphe atmosferi yarattı. Şirket kaynakları, pilotların alkol testi sonuçlarının farklı bir hastanede tekrar yapıldığını, ancak Libya makamlarının bu testlerin geçerliliğini görmezden geldiğini ifade etti.
<Şirket, ayrıca, uçakta bulunan açılmış ve yarım içki şişelerinin, yolculara ikram amacıyla bulundurulduğunu ve mürettebatın bunları tükettiğini gösteren somut bir delil olmadığını savundu. Bu iddia, pilotların tutukluluk durumuyla birlikte, bir dizi soru işareti yaratırken, kamuoyunda büyük bir merak uyandırdı. Şirket, pilotların güvende olduğunu ve devam eden resmi işlemlerin, süren bir soruşturma sürecine katkı sağladığını ifade etti. Ancak, pilotların Libya’dan ayrılmasına henüz izin verilmediği ve kabin görevlisinin ise ülkeden çıkışına izin verildiği bilgisi, olayın karmaşıklığını daha da artırdı. Bu gelişmeler, Hamdi Akın’ın jetinde yaşanan inişin ardındaki gerçeklerin ne olduğunu sorgulamaya davet ediyor.