Diyarbakır Barosu, kentteki doğal ve kültürel değerlere yönelik ciddi tehdit olarak gördüğü bir gelişmeyle harekete geçti. Baro'nun Çevre ve Kent Komisyonu tarafından hazırlanan ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan suç duyurusu dilekçesi, Dicle Üniversitesi'nin Hevsel Bahçeleri'ne kimyasal atık bıraktığı iddialarıyla ilgili kapsamlı bir inceleme çağrısı içeriyor. Dilekçe, üniversitenin bu eyleminin hem çevresel hem de hukuki sonuçlarını doğuracağını vurguluyor.
Dilekçede, 10 Mayıs 2026 tarihinde basında yer alan ve Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin arka bahçesine atık bıraktığına dair iddia detaylı bir şekilde aktarılıyor. Bu atıkların, insan sağlığını ve hayvan yaşamını olumsuz etkileyen tehlikeli maddeler içerdiği belirtiliyor. Özellikle, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi'ne dahil edilmiş ve şehrin oksijen kaynağı olan Hevsel Bahçeleri'ne bu atıkların 1 kilometre yarıçapında bir alana bırakılması, olayın ciddiyetini daha da artırıyor. Baro, bu durumun, şehrin doğal dengesini ve biyolojik çeşitliliğini tehdit ettiğini belirtiyor.
Suç duyurusunda bulunan baro heyeti, Dicle Üniversitesi'nin Dicle vadisi içerisinde daha önce de tıbbi ve kimyasal atıklar gömülü olduğunu ve bu atıkların zamanla yüzeye çıkarılarak Dicle Nehri ve tarım arazilerine karışmasına neden olduğunu vurguluyor. Bu durumun, ‘mala zarar verme’ suçunu oluşturduğuna inanılıyor. Baro, atıkların bertarafı ve taşınması süreçlerinde yer alan tüm sorumluların da bu olayla müteselsel olarak sorumlu tutulması gerektiğini savunuyor. Dilekçede, atıkların neden olduğu çevresel kirliliğin ve bu kirlilikten kaynaklanan zararların, hukuken de yeterli gerekçe taşıdığı belirtiliyor.
Sonuç olarak, Diyarbakır Barosu'nun bu suç duyurusu başvurusu, üniversitenin çevreye karşı sorumluluklarını yerine getirmediği ve doğal bir mirası potansiyel olarak tehlikeye attığı yönündeki endişeleri dile getiriyor. Baro, Başsavcılığın, bu iddiaları derhal inceleyerek failleri tespit etmesini ve gerekli hukuki süreçleri başlatmasını talep ediyor. Bu durum, sadece Hevsel Bahçeleri'nin korunması açısından değil, aynı zamanda bölgedeki su kaynaklarının ve tarım arazilerinin de sağlığını koruma açısından da kritik bir önem taşıyor.