Kahramanmaraş’ta düzenlenen geniş kapsamlı bir toplantıda, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgedeki hassas çalışmaların heyecan verici bir dönüm noktasında olduğunu vurguladı. Bu çabalar, sadece hasarlı yapıların onarılmasıyla sınırlı kalmayıp, bölgenin zengin tarihî ve kültürel mirasının geleceğe aktarılmasına odaklanmaktadır. Bakan Ersoy, bu kapsamlı seferberliğin, depremden etkilenen 11 ilin yeniden şekillenmesinde kritik bir rol oynadığını ve şehrin kimliğinin, hafızasının korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Toplantıya, Türkiye’nin dört bir yanından temsilciler katıldı. AK Parti milletvekilleri, valiler, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu liderleri ve Kültür ve Turizm Bakanlığı bürokratları, deprem bölgesine yapılan desteklerin koordinasyonunda yer aldılar. Bu geniş katılımcı ortam, bakanlığın çalışmalarına destek ve yönlendirme sağlamayı amaçlıyordu. Ersoy, bu topluluğun ortak hedefi olduğunu ve bu hedefe ulaşmak için işbirliğinin önemini vurgulayarak, dayanışmanın gücünü vurguladı.
Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen projelerin detaylarını paylaştı. Genel Müdürlük, 79 restorasyon projesini tamamlayarak, müze koleksiyonlarının korunması ve sergilenmesi için önemli adımlar atmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü ise sözleşmeli çalışmalarında 209 eser ve parseli tamamlamış olup, toplamda 22 milyar liralık bir bütçe ayırmıştır. Bu iki genel müdürlüğün ortak çabaları, bugüne kadar 24 milyar liralık bir yatırımın gerçekleştirilmesini sağlamıştır ve hedeflenen 34 milyar liralık toplam yatırımın tamamlanmasıyla bölgenin yeniden inşası hızlanacaktır.
Bu kapsamlı projeler, sadece yapısal onarımları değil, aynı zamanda kültürel varlıkların korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına da odaklanmaktadır. Bakan Ersoy, “Bir şehri ayağa kaldırmak; onun hafızasını, kimliğini, kültürünü ve tarihini de ayağa kaldırmaktı. İşte bu anlayışla Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak deprem bölgesinde yalnızca hasar görmüş yapıların onarımı için değil, medeniyet mirasımızın geleceğe güvenle taşınması için kapsamlı bir seferberlik başlattık” diyerek, bu yaklaşımın önemini vurguladı. Bu stratejik yaklaşım, deprem bölgesinin sadece fiziksel olarak değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal açıdan da yeniden inşa edilmesine katkıda bulunacaktır.”} Katılımcılar arasında, bölgeye özel destek sağlayan yerel yönetimlerin temsilcileri, bölgenin kültürel mirasını koruma konusunda uzmanlaşmış akademisyenler ve restorasyon projelerinde yer alan usta zanaatkarlar da yer almaktaydı. Bu çeşitlilik, projelerin yerel ihtiyaçlara ve kültürel değerlere uygun olarak yürütülmesini sağlamaktadır. Ayrıca, bu önemli çalışmalara katkıda bulunan tüm paydaşların bilgi ve deneyimlerinin bir araya getirilmesi, projenin başarısı için kritik bir faktördür. Bu sayede, deprem bölgesinin yeniden inşası sürecinde sürdürülebilir ve kültürel açıdan zengin bir dönüşüm sağlanması hedeflenmektedir. Son olarak, bakan Ersoy, bu çabaların sadece bir başlangıç olduğunu ve bölgenin geleceğe yönelik uzun vadeli planlarının bir parçası olduğunu vurgulayarak, tüm paydaşların katkılarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.