Silivri açıklarında yaşanan deniz kazası, Türk donanmasının ve arama kurtarma ekiplerinin koordineli çabalarını ortaya koyuyor. Kocaeli'den Aliağa'ya, İskenderun Limanı'ndan ise Karadeniz Ereğli'ye seyreden iki ticari gemi, 2 Eylül'de Kocaeli açıklarında çarpışarak Tuğberk İmamoğlu'nu batırmıştı. Olayın ardından 10 mürettebattan 9'u hala kayıp, bir ceset ise tespit edilmişti. Arama çalışmaları, denizcilik camiasının en deneyimli uzmanlarını ve son teknoloji ekipmanlarını barındıran bir operasyon haline geldi.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın kullandığı TCG Akın, özellikle sonar teknolojisi ve uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) sayesinde, kazanın ilk günlerinde tespit edilemeyen enkazın yerini 14 gün sonra belirledi. Bu başarı, teknik ekiplerin metrekarelik alanları tarama yeteneğini ve karmaşık deniz koşullarında çalışma becerisini gözler önüne serdi. Enkazın bulunması, kayıp mürettebatın bulunma olasılığını artırmış ve arama kurtarma operasyonlarına yeni bir ivme kazandırmıştı.
14 Eylül'de bulunan ceset, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan detaylı incelemesinden sonra Tuğberk İmamoğlu gemisinin 1'inci Kaptanı Yaşar Kayhan olarak belirlendi. Bu tespit, ailelerine umut olmuş olsa da, kayıp olan diğer mürettebatın da bulunması için arama çalışmalarının aciliyeti devam ediyor. Operasyon ekipleri, geminin batmış olduğu bölgede yoğun bir şekilde arama yapıyor, su altı sonar sistemleri ve ROV'lar ile enkazı tarıyor ve deniz tabanındaki her türlü ipucu için inceleme yapıyorlar.
Arama kurtarma operasyonları, 15. gününde de aralıksız sürüyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın koordineli çalışması, umutsuzluğun ortadan kalkmasına ve kayıp mürettebatın bulunması için en güçlü motivasyonu sağlamaya devam ediyor. Son teknoloji ekipmanlar ve uzman kadro ile yürütülen operasyon, denizcilik tarihinde unutulmayacak bir başarı hikayesi olma potansiyeli taşıyor.”}