Perulu bir bilim insanının olağanüstü çalışması, dünyanın en yüksek zirvelerinde gerçekleşen bir deneye sahne oldu. Eduardo Gold adlı mucit, güneş ışınlarını daha verimli bir şekilde yansıtarak buzulların erimesini yavaşlatmayı hedefleyen yenilikçi bir proje başlattı. Bu proje, kayalık yüzeylerin doğal renklerini, sıcaklıklarını artırarak buzulların hızla erimesine neden olan bir faktörün etkisini azaltmayı amaçlıyor.
Gold’un yaklaşımı, ‘albedo’ adı verilen bir prensibe dayanıyor. Albedo, bir yüzeyin güneş ışınlarını ne kadar yansıttığının bir ölçüsüdür. Açık renkli yüzeyler, ışığı daha geniş bir açı ile geri yansıtarak daha az ısı emerken, koyu renkli yüzeyler ışığı daha çok emerek yüzeylerinin ısınmasına neden olur. Bu nedenle, mühendis, buzulların çevresindeki kayalıkları özel bir karışımla boyayarak, güneş ışınlarının daha etkili bir şekilde dağılmasını sağlamayı amaçlıyor.
Bu sıra dışı işlemde, geleneksel boyaların yerine kireç, endüstriyel yumurta akı ve suyun birleşimi kullanıldı. İşçiler, yaklaşık iki hektarlık bir alana, bu özel karışımla sadece iki haftada boyama işlemini tamamladı. Projenin ilerleyen aşamalarında, boyama alanının boyutu 70 hektara çıkarılması planlanıyor. Bu kapsamlı uygulama, buzulların erimesini yavaşlatmanın yanı sıra, uygun koşullar altında bölgede yeniden buz oluşumuna katkıda bulunma potansiyeline sahip.
Buzul bilimci Thomas Condom, bu uygulamanın potansiyel etkilerini değerlendirirken, yerel ölçekte sıcaklık düşüşlerine katkıda bulunabileceğini ancak, And Dağları’ndaki tüm buzulları koruyacak ölçekte etkinliği sınırlı kalabileceği konusunda uyarıda bulundu. Projenin başarısı, bölgesel bir çözümün ötesine geçip, küresel iklim değişikliğiyle mücadelede uzun vadeli bir strateji oluşturup oluşturamayacağını merak konusu haline getirdi. Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş.'nin telif hakları altında yayınlanan bu haber, kaynak gösterilerek iktibas edilemez.