Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ülkenin elektrik enerjisi geleceğine dair kapsamlı bir yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Bu stratejik plan, artan enerji taleplerini yönetmek, yenilenebilir enerji kaynaklarını etkin bir şekilde entegre etmek ve Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendirmek amacıyla tasarlandı. Bakan Bayraktar, şebeke altyapısına yapılacak yatırımların, ülkenin ekonomik büyümesine ve sürdürülebilir kalkınmasına önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.
Planlanan yatırımlar, özellikle iletim şebekesinin modernizasyonu ve genişletilmesi üzerine odaklanıyor. 2035 yılına kadar Türkiye’nin iletim kapasitesini önemli ölçüde artırmayı hedefleyen bu proje, ülke genelinde güvenilir ve kesintisiz enerji dağıtımını sağlayacak. İletim hattı uzunluğunda önemli bir artışla 77 bin kilometreye ulaşılması hedeflenirken, bu dönüşümle birlikte Türkiye’nin enerji arz güvenliği de güçlendirilecektir. Ayrıca, 2005-2025 dönemindeki gelişimle kıyaslandığında, şebeke altyapısının dönüşümündeki bu ivme, ülkenin enerji sektöründeki rekabet gücünü artıracaktır.
Bakan Bayraktar, yenilenebilir enerji kaynaklarının (güneş ve rüzgar) Türkiye’nin enerji portföyündeki payını artırma hedefi doğrultusunda, 120 gigavat kurulu güce ulaşmayı amaçladıklarını açıkladı. Bu hedefe ulaşmak için 80 milyar dolarlık bir yatırım planı yapılıyor. Bu yatırımlar, sadece yenilenebilir enerji üretimini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda şebeke altyapısının yenilenmesi ve modernizasyonu için de önemli bir fırsat sunacaktır. Bu kapsamda, 9 bin 580 kilometre uzunluğunda HVDC enerji koridorları ve 15 bin kilometrelik alternatif akım iletim hatları inşa edilecek. Bu da, Türkiye’nin enerji arzını çeşitlendirme ve uluslararası enerji piyasalarındaki konumunu güçlendirme potansiyelini artıracaktır.
Türkiye’nin COP31 konferansında, elektrikleşme stratejisi ve bu alandaki tecrübeler paylaşılacak. Bakan Bayraktar, 2035 yılına kadar elektrik enerjisinin nihai enerji tüketimindeki payını %35’e çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, şebeke dönüşümünün küresel enerji gündemine katkı sağlayacağını ifade etti. Bu dönüşüm, sadece Türkiye için değil, tüm dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin bir şekilde kullanılmasına ve sürdürülebilir bir enerji geleceğine doğru ilerlemeye katkı sağlayacaktır. Bu stratejik yatırım, Türkiye’nin enerji sektöründeki liderliğini pekiştirecek ve ülkenin ekonomik büyümesine önemli bir katkı sağlayacaktır.