Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaşanan ve 15 Nisan'da büyük bir öğrenci ve öğretmen kaybına sebep olan silahlı saldırının ardından, olayla ilgili sorumluluğu belirleme çalışmaları devam ediyor. Bu trajik olayda hayatını kaybeden 9 öğrenci ve öğretmen arasında, okulun müdürü, müdür yardımcısı ve bir öğretmen de yer alıyor. Olayın ardından başlatılan soruşturma, okulun güvenliği ve yetkililerin tepkileriyle ilgili önemli soruları da beraberinde getiriyor.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, okul müdürü C.K. ve müdür yardımcısı F.B. hakkında, olay sırasında okuldan uzaklaşmaları ve suç bildirme yükümlülüklerini yerine getirlememeleri gerekçesiyle resen soruşturma başlattı. Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesi, bu iki ismin saldırı sırasında okul binasını terk ettiğini ortaya koydu. Bu durum, okul yönetiminin güvenliği sağlamadaki başarısızlığını ve olaya müdahale etme konusundaki gecikmesini gözler önüne seriyor. Başsavcılık, bu nedenlerle Valiliikten soruşturma izni talep etti.
Soruşturma, sadece okul müdürü ve yardımcısı ile sınırlı kalmadı. Rehber öğretmen E.İ. ve öğretmen A.T. hakkında da resen soruşturma başlatıldı. Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın raporlarına göre, öğretmen A.T., olay sırasında okuldan ayrıldığı için rapor edildi. Ayrıca, rehber öğretmen E.İ. hakkında, failin korumaya muhtaç çocuk olması nedeniyle Çocuk Koruma Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne bildirimde bulunmaması nedeniyle tevdi raporu düzenlendi. Bu rapor, failin durumunun dikkate alınmadığını ve gerekli yasal önlemlerin alınmadığını gösteriyor.
Olayın ardından, okul saldırısının 4 Eylül'de Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi sırasında, hakkında soruşturma izni istenen rehber öğretmen E.İ., tanık sıfatıyla dinlendi. Öğrenci avukatlarından Furkan Mehmet Cinkara, bu durumun usule aykırı olduğunu savunarak, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini talep etti. Bu durum, sürecin potansiyel usulsüzlükler açısından değerlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor. Bu olay, eğitimde güvenlik, görev sorumlulukları ve suç bildirme yükümlülükleri gibi konularda önemli tartışmalara yol açarken, yetkililerin bu konulara yönelik daha kapsamlı ve etkili önlemler alması gerektiği vurgulanmaktadır.