Avrupa enerji piyasasında kritik bir dönüm noktası yaşandı. Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz üzerinden Avrupa’ya yaptığı petrol sevkiyatında yaşanan teknik bir arıza, rafinerilerin tedarik zincirini yeniden yapılandırmasına yol açtı. Yanbu limanından yola çıkan eylül ayı kargolarının iptal edilmesiyle, Avrupa’daki büyük işletmeler acilen alternatif kaynaklara yöneldi.
Fiziki petrol piyasasında yaşanan fiyat artışı da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Brent vadeli petrolün üzerine kurulan fiyatlar, tedarik güvensizliğinin etkisini gösterdi. Avrupa’nın petrol ihtiyacını karşılamak için ABD’den Kazakistan’a, Kazakistan’dan ise Kuzey Denizi’ne uzanan dört ayrı rota ön plana çıktı. Bu durum, piyasadaki belirsizliği daha da derinleştirdi.
Polonyalı enerji devi Orlen, bu yeni gerçekliğin getirdiği zorluklara karşı harekete geçti. Şirket, Suudi Arabistan’ın tedarikinden yaklaşık yüzde 40’lık payını karşılıyor olmasına rağmen, ABD, Kazakistan, Cezayir ve Guyana gibi farklı kaynaklardan petrol alımını değerlendirmeye başladı. Kuzey Denizi’nden ham petrol türleri için de alım yaparak, Avrupa’daki rafinerilerini beslemeyi hedefliyor. Bu stratejik hamle, Polonya, Litvanya ve Çekya’daki tesislerin geleceği açısından büyük önem taşıyor.
Sidi Kerir terminalinden Polonya’ya ulaştırılması hedeflenen Suudi petrolü miktarı, bir ay içerisinde önemli ölçüde azaldı. Ağustos ayında 6,6 milyon varil seviyesinde olan sevkiyat, eylül ayında 2,1 milyon varile geriledi. Ancak Orlen, mevcut stoklarını ve çeşitlendirilmiş tedarik ağını kullanarak üretim kesintisi yaşanmadığını duyurdu. Avrupa’nın fiziki petrol piyasasında yaşanan 130 doların üzerine çıkan fiyatlar, rafinerileri daha da zorluyor. Kuzey Denizi’nde Forties petrolünün fiyatı 136,75 dolara yükselirken, Brent vadeli petrolün aynı dönemdeki performansı 110 doların altında kaldı. Bu durum, rafinerilerin vadeli piyasadan daha fazla petrol almak zorunda kalmasına neden oluyor.”}