Kahramanmaraş’ın Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan ve 15 Nisan’da meydana gelen, 15 Nisan’da okulun sekizinci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen acı olayın ardından, Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Bu trajik olayda, öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci hayatını kaybetti, 15 öğrenci yaralandı. Olayın ardından, okulun idari kadrosu ve eğitim ekibiyle ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatılması kararlaştırıldı.
Soruşturmanın ilk aşamasında, okul müdürü C.K. ve okul müdür yardımcısı F.B. hakkında “okul binasını terk etme” ve “suçu bildirmeme” suçlamalarıyla resen soruşturma başlatıldı. Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesi, müdürlerin olay sırasında okul binasının dışına çıkarak durumu terk ettiğini gösterdi. Bu durum, Başsavcılık tarafından, okul müdürü ve yardımcısının sorumluluğunu değerlendirmek amacıyla Kahramanmaraş Valiliği’nden soruşturma izni talep edilmesine neden oldu. Ayrıca, rehber öğretmen E.İ. ve öğretmen A.T. hakkında da resen soruşturma başlatıldı.
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın raporlarına göre, öğretmen A.T. olay sırasında okuldan ayrıldığı için disiplin cezası aldı. Rehber öğretmen E.İ. ise failin korumaya muhtaç çocuk olması nedeniyle Çocuk Koruma Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne derhal bildirimde bulunamadığı gerekçesiyle tevdi raporu düzenlendi. Rapor, ilgililerin soruşturma izni verilmesi için gerekli adımların atılmadığını gösteriyordu. Başsavcılık, bu eylemlerin “görev suçu” kapsamında değerlendirildiğini ve ilgili kişilerin soruşturma izni alması gerektiğini belirtti.
Soruşturma sürecinde, öğrenci avukatlarından Furkan Mehmet Cinkara, tanık sıfatıyla dinlenen rehber öğretmenin (E.İ.) beyanlarının doğrudan sorumluluğunu ortaya koyduğunu belirterek, bu durumun Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırı olduğunu savundu. Cinkara, E.İ.’nin tanık sıfatıyla alınmış beyanlarının aleyhine değerlendirilmesini ve suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Avukat, olayın ardından yaşanan ihmalin ve usul hatalarının, hayatını kaybedenlere ve ailelerine karşı sorumluluk olduğunu vurgulayarak, hukuki mücadelelerini sürdürme sözü verdi. Olayın ardından, yargılamanın ve idarenin her türlü ihmalin takipçisi olunması gerektiği vurgulandı.