Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğine ve tüketici memnuniyetine odaklanarak içme sütleri sektöründe önemli bir revizyon gerçekleştirdi. Bu revizyon, Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliği'nde yapılan değişikliklerle hayata geçirildi ve Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu yenilikler, tüketicilerin daha bilinçli seçimler yapmasına ve gıda ürünlerine dair daha fazla güven duymasına olanak sağlayacak şekilde tasarlandı.
Yeni düzenlemeler, içme sütlerinin sınıflandırılmasına dair net bir çerçeve oluşturuyor. Daha önce mevcut olan dört farklı yağ sınıflandırması (tam yağlı, yarım yağlı, yağsız ve yağlı) artık geçerliliğini yitirecek. Yerine, tam yağlı, yarım yağlı, yağsız ve yağlı olmak üzere dört çeşit süt türü belirlendi. Bu durum, tüketicilerin ihtiyaçlarına ve tercihlerine göre daha uygun seçeneklere erişmesini kolaylaştıracaktır. Ayrıca, çeşnili içme sütlerinde kullanılan toplam çeşni oranının kütlece en az yüzde 1 olması zorunlu hale getirildi, böylece ürünlerin doğal lezzeti korunacak ve tüketicinin beklentileri karşılanacaktır.
Şeker kullanımı konusunda da önemli düzenlemeler yapıldı. İçme sütlerine eklenebilecek şeker oranının kütlece en fazla yüzde 5 ve toplam şeker oranının ise yüzde 9,5 olarak sınırlandırılması, obezite ve diyabet gibi sağlık sorunlarının önlenmesine katkıda bulunacak. Sadece Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliği'nde tanımlanan yarı beyaz, beyaz ve ekstra beyaz şekerin kullanımına izin verilecek, diğer şeker türevleri (örneğin sakkaroz dışındaki glukoz ve fruktoz şurubu) ise tamamen yasaklanacak. Bu da tüketicilerin daha sağlıklı ve dengeli bir beslenme alışkanlığı geliştirmesine yardımcı olacaktır.
Aroma verici maddeler konusunda ise sıkı kurallar getirildi. İçme sütlerinde yalnızca doğal aroma vericilerin kullanılmasına yönelik bir düzenleme yapıldı. “Doğal” ifadesinin kullanımına getirilen sınırlamalar, tüketicinin ürünlerin gerçek içeriği hakkında daha doğru bilgi edinmesini sağlayacak. Sadece tam yağlı ve yağlı içme sütlerinde “doğal” ifadesinin kullanılmasına izin verilecek ve bu sütlerin katkı maddesi, çeşni maddesi veya aroma verici gibi hiçbir ilave bileşen içermemesi gerekecek. Bu düzenleme, gıda sektöründe şeffaflığı artıracak ve tüketicinin güvenini güçlendirecektir. Bu yeni düzenlemeler, 31 Mart 2027 tarihine kadar faaliyet gösteren gıda işletmelerinin uyum sağlaması gerektiğini belirtmek yerinde olurken, tüketicilerin de bu değişiklikleri takip etmesi ve bilinçli alışveriş yapması önemlidir.